Şu anda "Dini Sobet" Kategorisindeki yazıları görüntülemektesiniz.

Peygamberlerin geliş sırası

4 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

1- Adem (as).

2- Şit (as): Babası: Âdem Aleyhisselâm, Annesi de, Hz. Havvâ’dır.

3- İdris (as): İdris (as)’ın soyu, Yerd (yahud Yarid)b.Mehlâil b.Kay*narı (yahud Kaynen) b.Enuş, b.Şit, b.Âdem Aleyhisselâm.

4- Nuh (as): Nuh b.Lemek (veya Lemk), b.Mettu Şelah, b.Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b.Yerd (veya Yarid), b.Mehlâil, b.Kayn (veya Kaynarı), b.Enuş, b.Şis, b.Âdem Aleyhisselâm.

5- Hud (as): Hûd (Âbir) b.Abdullâh, b.Rebah, b.Halud b.Âd, b.Avs, b.İrem, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisselâmdır.

6- Salih (as): Salih b.Ubeyd, b.Esif veya Asit, b.Kemaşic b.Ubeyd, b.Hadir b.Semud, b.Âbir b.İrem, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisse!amdır.

7- İbrahim (as): İbrahim b.Târah (Âzer), b.Nahor, b.Sarug (Şarug) b.Rau (Ergu), b.Falığ, b.Âbir, b.Şalıh, b.Erfahşed, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisselâmdır.

8- İsmail (as): İsmail Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın, Hz.Hâcer’den doğan ilk ve bü*yük oğludur.

9- İshak (as): İshak Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın ikinci oğlu olup Hz.Sâre’den doğ*muştur.

10- Lut (as): Lût b.Hâran, b.Târah, b.Nahor, b.Saruğ’dur. Lût Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın Yeğeni, yani kardeşi Haran’ın oğlu idi.

11- Yakub (as): Yâkub b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Yâkub Aleyhisselâmın Annesi: Refaka’dır. Devamını Oku

Horozun feryadı:

7 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Hiç duydunuz mu horozun neden öttüğünü? Onun bu feryadının sebebi nedir sabah’ın o saatinde niye öyle içli içli, yüreği yanarak ve titreyerek öter düşündünüz mü hiç?
Geçtiğimiz gün eda ettiğimiz Mirac Kandili Resullah efendimiz “merdiven” manasına gelen “Mirac” gecesi yani büyük vuslatın “aşığın maşuğu”nu kendisiyle görüştürmesi. Sevgili Peygamber Efendimizin akılların anlatmakta aciz kaldığı mekandan münezzeh, keyfiyetten uzak sadece baş gözü ile Resullullah Efendimiz Allahü tealanın yüzünü gördüğü gece..
Resulullah Efendimiz Mirac’a çıktığı zaman Cebrail aleyhisselam onu birinci kat semada gezdirirken. Resulullah Efendimiz horoz şeklinde bir melek görüyor ve bu horozu şöyle anlatıyor; “Ben horoz şeklinde bir melek daha gördüm. Çok büyük bir başı vardı. Öyle ki, bu baş Arş-ı Ala ile bir olmuştu. Ayakları yedi kat yerden daha da aşağı idi. İki kanadı vardı. Bu kanatları açtığı zaman, bütün doğu ile batıyı kapsardı, O meleğin makamı Sidret-ül Münteha idi. O Meleğin vücudu beyaz inciden, ibikleri kırmızı yakuttan yaratılmıştı. Devamını Oku

“Tesettürlü Erkek” aranıyor!..

13 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Tesettür önce erkeklere farzdır: Nur suresi’nde önce “mümin erkeklere”, sonra “mümin kadınlara” hitap edilir. Sûrenin 30. ayeti, “Mümin erkeklere söyle…” diye başlar, 31. ayeti ise “mümin kadınlara söyle…” diye başlar. Erkeklerin tesettürü ile kadınların tesettürü arasında bir ayetlik öncelik farkı var demek ki… Tesettür önce bakışla ilgilenir, bakılan şeyle değil: Nûr suresinde “mümin erkeklere de mümin kadınlara da öncelikle “bakışlarını haramdan kısma”ları söylenir. “Mü’min erkeklere söyle: gözlerini sakınsınlar…” “Mümin kadınlara söyle gözlerini sakınsınlar…” Tesettür sadece başını örtmek değildir: Nûr suresinde başörtüsü sorumluluğu olmayan erkeklere de, başörtüsü sorumluluğu olan kadınlara da “ırzlarını korumaları” söylenir ki, ırzı korumak başı açık erkeklere de başı kapalı kadınlara da farzdır, başını kapatmış olsa da kadınlar ırzını korumuyor olabilir, başını ört(e)mese de kadınlar ırzını koruyor olabilir. Başının açıklığı dert edilmeyen bir erkek de “ırzını korumayarak” tesettürsüzlük yapabilir. Tesettür önce iman etmektir: Nûr sûresinde “iman eden” erkeklere ve “iman eden” kadınlara tesettür emredilir. Örtmek anlamına gelen “tesettür”, görmesini Allah’ın görmesine açık, sözünü Allah’ın işitmesine açık, niyetini Allah’ın bilmesine açık bilmektir ki bilinçli bir kapalılığı besler. Yine örtmek anlamına gelen “küfür” de, kendini Allah’tan gizlediğini sanmaktır ki sorumsuz bir açık saçıklığı doğurur.

Senai Demirci

Kur’an-ı Kerim değişti mi?

23 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
ALLAH,Quran,Islam,Muhammed,science,technology,miracle,religion Kur’an-ı Kerim’in mucizesi bir kez daha ispatlandı!

Eski Diyanet İşleri Başkanı Dr. Tayyar Altıkulaç, 10 yıllık çalışma sonucunda orijinal 4 mushaf ile günümüz Kur’an-ı Kerim’ini kelime kelime ve harf harf kontrol ederek, aralarında herhangi bir değişikliğin olmadığını kanıtladı.

Altıkulaç, AA muhabirine, günümüz Kur’an-ı Kerim’i ile dünyadaki 4 orijinal mushaf üzerinde IRCICA ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın katkılarıyla yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Yıllardır ”Kur’an-ı Kerim’in hiç değişmediği, tahrife uğramadığı”nın ifade edildiğini ancak kanıtlanamadığını dile getiren Altıkulaç, IRCICA ve Türkiye Diyanet Vakfı’nca basılan orijinal mushafların özel faksimile nüshalarının, Kur’an-ı Kerim’in herhangi bir değişikliğe uğramadan günümüze ulaşmış bir kitap olmasıyla ilgili olduğunu söyledi.

Mushafların en eski belgelerinin kütüphanelerde saklı bulunduğunu ve kimsenin bunların kapağını açıp inceleme fırsatı bulamadığını anlatan Altıkulaç, teknolojik gelişmelerin sonucu dijital çekim sayesinde kütüphanelerdeki mushafları dijital ortama aktardıklarını ve kitap haline getirdiklerini kaydetti.

Orijinali Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan ve Halife Hz. Osman’a izafe edilen Mushaf-ı Şerif’in IRCICA tarafından hazırlanan özel faksimile nüshası ile bugün dünyanın her yerinde okunmakta olan Kur’an-ı Kerim’i kelime kelime, harf harf, hatta diş diş kontrol ettiğini ve arada herhangi bir değişikliğin olmadığını tespit ettiğini anlatan Altıkulaç, aynı çalışmayı Kahire’de bulunan ve yine Hz. Osman’a ait olduğu söylenen El-Meşhedü’l-Hüseyni mushafı üzerinde de yaptığını kaydetti.

-”MÜSLÜMANLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR SONUÇ”- Devamını Oku

Hapşuran kişiye ne denmelidir? Hapşırmak neyin işaretidir? Hapşırık esnasında söylenmesi gereken kelimelerin anlamları nedir? Hepsinin yanıtı…

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Şüphesiz Allah aksıranı sever, fakat esneyeni sevmez. Sizden biriniz aksırır ve Allah Teâlâ’ya hamdederse, onun hamdini işiten her müslümanın yerhamükellah demesi üzerine bir vecîbedir. Esnemeye gelince, o şeytandandır. Sizden birinizin esnemesi geldiği zaman, onu gücü yettiği kadar engellemeye çalışsın. Çünkü sizden biriniz esnediği zaman şeytan ona güler.”[1]

* Esnemek bir sıhhat alameti olmayıp şeytandan olduğunun söylenmesi insanların gaflet ve tenbelliğinin belirtisi olduğu duyurulmuş oluyor. Esnemenin sebebi: Çok yiyip içme suretiyle vücudun hareket kabiliyetinin azalması, uyku ve gafletin öne geçmesidir. Bu duruma şeytan sevinir ve güler. O kişiyi esir aldığından ve dünyalık şeylere muhtaç ettiğinden dolayı. Bu sebeple esnemek hoş karşılanmamış ve önüne geçilmesi emredilmiştir. Dolayısıyla el ile ağız kapatmak gerekir. [2]

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz aksırdığı zaman: Elhamdülillah desin. Kardeşi veya arkadaşı da ona: Yerhamükellah desin. Aksıran da: Yehdîkümullahu ve yuslihu bâleküm = Allah sizi hidayette kılsın ve kalbinizi ıslah etsin, desin.”[3]

* Aksırmak bir nimet olup sıhhatli olmanın alametidir. Her türlü nimete hamdettiğimiz gibi aksırma bu nimetine de hamdetmemiz gerekir. [4]

Elhamdülillah: Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun

Yerhamukelah: Allah sana rahmet etsin

Yehdina ve yehdikumullah: Allah bize ve size hidayet versin

Bid’atın Tarifi

41 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Lâfzî Tarifi:

Bid’at, örneksiz, numunesiz bir şeyi icad etmek, var etmek demektir. Bu tarife örnek olarak Allah (Azze ve Celle) kitabında şöyle buyuruyor:

“O göklerle yerin yaratanıdır bir şeyin olmasını istedi mi ona ‘ol’ der oda hemen oluverir.”

Bakara: 117

“De ki: Ben Nebi’lerden ilk değilim. Bana ve size ne yapacağını da bilmiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyuyorum. Ben bir uyarıcıdan başka bir fert değilim.”

Ahkaf: 9

Hidayet yolundan sapma sebeplerinden biri olarak kabul edilen bid’atlar konusunda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Dinimizde olmayan herhangi bir şeyi uyduranın ortaya koyduğu merduttur ve her bid’at sapıklıktır’ buyurmuştur.”

Müslim: 592, İbni Mace Mukaddime: 2

Arapçada bid’at kelimesi “ب د غ” kökünden gelir.بَدْعٌ, bir şeyi modeli ve benzeri olmaksızın meydana getirmektir.

Yine Kuran’ı Kerim’de:

“Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim”

Maide: 3

Ayetinde de denildiği gibi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hayatında İslam dini kemale ermiştir. Dolayısıyla, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den sonra dinde ihdas edilen her şey bid’at mefhumu içerisine girer.
Şer’i Tarifi:

Allah-u Teâlâ ya ibadette mübalağa kastedilerek dinde şeriata benzer bir yol izlemektir. Bu yol Allah’a yaklaşmak niyetindedir. Bu konuyla ilgili Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:

“Sonra bunların peşinden ard arda diğer Rasullerimizi gönderdik. Meryem’in oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik, O’na İncil’i verdik; O’na uyanların kalplerine şefkat, merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, O’nu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardı.”

Hadid: 27 Devamını Oku

Toplam 6 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »
Telif Hakları Saklıdır 2010 ©
Developer:| Ak-Tunc |
Sitede yer alan reklam içeriklerinin www.islam-aski.com ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz.
bilgi@islam-aski.com