Şu anda "İslamda Kadın" Kategorisindeki yazıları görüntülemektesiniz.

Erkek ve Kadının Birbirini Ziyaret Etmesi

52 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

İslam’ın ziyaretleşmeye verdiği önem:
İslam bir toplum dini olduğu için, toplum fertlerini birbirine yaklaştıran, karşılıklı sevgi, saygı ve yardımlaşma duygularını güçlendiren davranışları da düzenlemiştir. Hasta ziyareti veya nişan, düğün ve bayram gibi sevinçli günlerde tebrikleşme ve selamlaşma bunlar arasında sayılabilir.
Ziyaretleşme yalnız hısımlar arasında değil; iş ve meslek arkadaşları veya komşu yahut aile dostu gibi hısım olmayan fakat ünsiyet bulunan kimseler arasında da yapılabilir. Biz, aşağıda ziyaretleşmenin önemini açıkladıktan sonra, özellikle kadın-erkek arasında olabilecek ziyaretleşmenin ölçü ve sınırlarını belirlemeye çalışacağız.
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Devamını Oku

Erkek-Kadın ihtilali (Karışık Yaşantı)

52 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

İhtilal terimi ve kapsamı:
Erkekle kadının aynı yer ve zamanda birlikte ve karışık olarak bulunmasına “ihtilat” denir. Bu terim daha çok yabancı erkekle kadınların erkekli-kadınlı karışık eğitim görmesi; iş yerinde birlikte çalışması; nişan, düğün ve benzeri kutlamalarda karışık oturması ve ev ziyaretlerinde birlikte oturmayı kapsamına alır.
İslam’da ihtilal için düzenleme yapılırken “fitne korkusu” önemli bir etken olmuştur. Bu yüzden fitne korkusu bulunmayan kadın-erkek ihtilatının izlerine önceki şeriatlarda rastlandığı gibi İslam’da da çeşitli örnek ve uygulamalara rastlanır.
İslam’da erkek ve kadın, toplumun ayrılmaz parçalarıdır. Kadın eve hapsedilmemiş, fakat ev dışındaki davranışlarında da tamamen serbest bırakılmamıştır. İslam, erkeklerin kendi aralarında, kadınların da kendi aralarında olmak üzere eğitim, ibadet, kutlama, eğlence vb. gayeler için toplanmaları esasını getirmiştir. Fakat bu ayrı cins topluluklar genel topluluk içinde karşı cinslerle birlikte bulunurlar.
2) Hz. Peygamber döneminde ayrı gruplar halinde ihtilal:
Bu dönemde, kendi cinsleriyle gruplar oluşturan erkek ve kadınların, daha büyük bir toplulukta yanyana geldikleri görülür. Namaz cemaatı, ilim meclisleri ve gazvelere katılma buna örnek verilebilir.
a) Kadınların cemaate devam etmesi: Devamını Oku

Kadının Erkeğe Bakması

52 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Erkeğin avret sayılan yerlerine bakmak
Yabancı bir kadının, erkeğin örtülmesi farz olan göbekle diz arasına bakmasının haram oluşu konusunda görüş birliği vardır. Bu bakışın şehvetli olup olmaması sonucu değiştirmez. Böyle bir durumda bakışın başka yöne çevrilmesi bildirilmiştir. (bk. Müslim, Edeb, 45; Ebu Davud, Nikah, 43; Tirmizî, Edeb, 28.)
Çoğunluk müctehitlere göre, uyluklar (diz kapağının üst kısmı) da avret yeri sayılır. Çünkü, bir hadiste, “Uyluk avret yeridir.” (Buharî, Salat, 12; Tirmizî, Edeb, 40; A. b. Hanbel, l, 478.) buyurulmuştur.
İmam Malik (ö. 179/795), Enes b. Malik’in (ö. 91/717); “Nebî (s.a.s)’i, uylukları açık olarak gördüm” ( Buharî, Salat, 12; Tirmizi, Edeb, 40; A. b. Hanbel, l, 478.) sözüne dayanarak, erkeğin avret yerini yalnız ön ve arka ile sınırlı tutmuştur. Enes hadisi sened bakımından kuvvetli ise de, çoğunluğun görüşü daha ihtiyatlıdır.
Diğer yandan Rasülullah (s.a.s)’in Hz. Ali’ye şöyle dediği nakledilmiştir: “Uyluklarını açma, diri veya ölü hiç kimsenin uyluğuna bakma.” (bk. Ebu Davud, Hammam, 1; A. b. Hanbel, I, 146) Devamını Oku

Erkeğin Kadına Bakması

52 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Çoğunluk müctehitlere göre, “kadınlar açıkta kalan yerler dışındaki süslerini (zinet) açmasınlar” (en-Nûr, 24/31) ayetinde kastedilen yer, el ve yüzdür.
Ebu Hanîfe’ye göre ise ayaklar da bu kapsama girer. Buna göre, kadınların belirtilen bu yerleri ev dışında ve yabancı erkeklerin yanında açık kalabildiğine göre bunlara bakmak caiz midir?
İslam yolda, çarşıda ve başka yerlerde kadınlarla karşılaşmada ilk bakışı sorumluluk dışı bırakmıştır. Çünkü bundan kaçınmakta güçlük olduğu gibi, kişinin erkek mi, kadın mı, hısımlardan birisi mi, yoksa bir yabancı mı olduğunu anlamak ancak görmekle bilinebilir. Bu, alelade bakıştır. Ancak ikinci ve ısrarlı bakışlar yasaklanmıştır.
Allah’ın Rasulünün Hz. Ali’ye şöyle dediği bildirilmiştir; “Ey Ali! Birinci bakışa ikincisini ekleme, ilk bakış sana aittir, ikincisi değil.” (Ebü Davud, Nikah, 43; Darimî, Edeb, 28; Rikak, 3; A. b. Hanbel, V, 351, 357.) Devamını Oku

Bakmak

52 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Göz, Yüce Allah’ın insana ve bir takım canlılara verdiği en önemli nimetlerdendir. Kur’an-ı Kerîm’de gözün çeşitli fonksiyonlarından söz eden ayetler vardır. İnsanlarla cinlerden bir çoğunun gözleriyle hakkı göremediklerini, (A’raf.7/179.) Allahü Teala’nın gözlerin hain bakışını bildiğini, (el-Mü’min,40/19.) göze karşı göz kısas yazıldığını, (el-Maide, 5/45.) insana iki göz verildiğini (el-Beled, 90/8,9.) ve cennette gözlerin hoşlanacağı her türlü nimetlerin bulunduğunu (ez-Zuhruf, 43/71.) bildiren ayetler buna örnek verilebilir.
İslam’da gözün sahibini veya bakılan kişiyi korumak için “bakış”a bir takım sınırlamalar getirilmiştir. Özellikle bu konudaki düzenlemeler daha çok erkekle kadın arasında yoğunlaşmıştır. Çünkü karşı cinslerin özel ve ısrarlı bakış veya bakışmalarının zinaya götüren önemli bir etken olduğunda açıklık vardır.
Günümüzde kadınların önemli bir bölümü; eğitim, iş, meslek, sağlık, alış-veriş vb. ihtiyaçları için evden çıkmakta ve toplum içinde bulunmaktadır. Kadının evden çıkışı İslam’ın ilk dönemlerinde yalnız zina etmesi ve bunun dört şahitle ispat edilmesi halinde engellenebilirken, ( bk. en-Nisa,4/15.) sonradan zina fiilinin müeyyidesini bildiren ayetler inince (en-Nur, 23/2-9; İbn Kesîr, a.g.e., l, 366.) bu uygulama da kaldırılmıştır. Bu yüzden kadın velisinin veya kocasının izin veya bilgisi altında ya da örfün belirlediği durumlarda kendisinin veya sorumlu olduğu aile fertlerinin meşru ihtiyaçları için evden çıkabilir.
Erkek ve kadın İslam toplumunun ayrılmaz parçaları olunca, evrensel bir din olan İslam’ın karşı cinsleri sokakta da koruyucu bir takım önlemler almaşı tabii karşılanmalıdır.

Erkeğin ve Kadının Birbiriyle Musafahası

52 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Musafaha terimi ve kapsamı:
Musafaha sözlükte; el sıkışmak ve tokalaşmak demektir. İslamî musafaha; iki kişinin karşılaşması halinde, selamlaşmadan sonra daha çok iki el kullanılarak yapılan el sıkışmayı ifade eder. Kimi zaman el öpme, alından öpme veya kalbler karşı karşıya gelecek şekilde sarılma da musafaha kapsamına girer.
Erkek ve kadınların kendi cinsleriyle karşılaştıklarında selam vermelerinin ve bundan sonra musafaha yapmalarının sünnet olduğu konusunda görüş birliği vardır. Verilen selamın alınması ise vacip hükmündedir.
Hz. Peygamber’in musafahayı teşvik eden çeşitli hadisleri ve uygulamaları vardır. Onun her karşılaşmada musafaha yaptığı, (A. b. Hanbel, V, 163,168.) musafahayı iki eliyle yaptığı (Buharî, isti’zan, 28.) ve elini muhatabından önce çekmediği (İbn Mace, Edeb, 21.) rivayet edilmiştir. Diğer yandan musafahanın, selamlaşmanın tamamlayıcısı olduğu bildirilmiştir. (Tirmizî, İsti’zan, 31; A. b. Hanbel, V, 260; bk. en-Nisa, 4/86.) Başka bir hadiste şöyle buyurulur: “İki müslüman karşılaşınca musafaha yaparlarsa, günahları mağfiret olunur”, başka bir rivayette; “elleri arasından günahları dökülür, gider” ilavesi vardır. (bk. Ebu Davud, Edeb, 142; Tirmizî, İsti’zan, 31; İbn Mace, Edeb, 15; A. b. Hanbel, IV, 289, 303; ilave için bk. Malik, Muvatta; Hüsn’ül Huluk, 16.) Devamını Oku

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12
Telif Hakları Saklıdır 2010 ©
Developer:| Ak-Tunc |
Sitede yer alan reklam içeriklerinin www.islam-aski.com ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz.
bilgi@islam-aski.com