Hatice binti Huveylid Radiyallahu Anha

57 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Nesebi Huveylid bin Esed bin Abdiluzza bin Kusayy’dir. Hatice validemizin nesebi, Nebimizin nesebi ile Kusayy’da birlesir. Buna göre kadinlarinin nesepçe kendisine en yakin olani Hatice (Radiyallahu Anha)’dir. Cahiliye döneminde Tahire yani temiz diye çagrilirdi.

Annesi Fatima binti Zaide’dir. Kendisi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile evlenmeden önce dul bir kadin idi. Ilk evliliginde kocasi vefat etmis, müteakiben ikinci bir evlilik yapmis ve o evlilikten bir çocugu olunca ikinci esi de vefat etmistir.

Ahlaki, güzelligi, zenginligi ve nesebinin serefli olusu sebebiyle Kureys’in birçok ileri geleni kendisine evlenme teklifinde bulunmus, ancak o tüm bunlari reddetmistir.

Hatice (Radiyallahu Anha) Kureys’in en soylu ve zengin kadinlarindan birisiydi. Bir ticaret kervani vardi. Malini tüccarlara verir ve belli bir ücret karsiligi ticaretini onlara yaptirirdi. Muhammed’in dogrulugunu isitince, ona kendisi için ticaret yapmasini teklif etti.

Baskasina vereceginden daha iyi bir ücretle onu kendi hizmetçisi Meyser ile Sam’a gönderdi. Bu ticaret çok karli ve bereketli oldu. Hatice (Radiyallahu Anha) onun güvenilirligine ve bereketine bizzat sahit oldu.

Meyser’den de sefer esnasindaki güzel hal ve hareketlerini ve iki melegin Nebi’yi sicaktan koruyup gölgelendirmesi gibi bazi harikuladeliklerini isitti. Hatice (Radiyallahu Anha) bir arkadasi vasitasiyla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e evlenme teklifinde bulunmus, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bu teklifi kabul etmisti. Bu esnada Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 25, Hatice (Radiyallahu Anha) ise kuvvetli görüse göre 40 yasinda idi.

Böylece kendisi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ilk hanimi olma serefini elde etmistir. Bu evlilik Hatice (Radiyallahu Anha)’nin vefatina kadar yani 24 sene sürdü. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Hatice (Radiyallahu Anha) vefat edinceye kadar baska bir kadinla evlenmedi.

Müslim 2436/77

Mariye’den olan Ibrahim disinda, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tüm çocuklari Hatice (Radiyallahu Anha) validemizdendir. Bu çocuklar;

1) Kasim,

2) Zeynep,

3) Rukayye,

4) Ümmü Külsüm,

5) Fatima ve

6) Abdullah’tir.

Erkek çocuklar daha küçükken vefat etmis, kizlarin tamami ise nübüvvete yetismis, Müslüman olmus ve hicret etmislerdir. Fatima (Radiyallahu Anha) disinda hepsi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den önce vefat etmis, Fatima (Radiyallahu Anha) ise babasindan 6 ay sonra vefat etmistir.
Devamını Oku

Hadîs-i Şerifler ışığında Günlük Duâlar

57 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

(Sabah-aksam 7 defa “Allahümme ecirnî minennâr” diyen cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)

(Sabah-aksam, 3 defa, “Bismillâhillezî lâ yedurru maasmihi seyün fil erdi velâ fissemâi ve hüvessemîul alîm” okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [I. Mâce]

(Sabah 3 defa, “Eûzü billahis-semîil alîm-i minesseytânirracîm” dedikten sonra Besmele ile Hasr suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, aksama kadar duâ eder. O gün ölürse sehit olur. Aksam okursa yine ayni seylere kavusur.) [Tirmizî]

(Sirkten korunmak için “Allahümme innî eûzübike min en-üsrike bike sey-en ve ene a’lemü ve estagfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyûb” okuyun!) [I. Ahmed]

(Sabah-aksam 7 defa “Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arsil-azîm” okuyanin dünya ve ahiret isine Allah kâfi gelir.) [Beyhekî]

“(Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min halkike, fe minke vahdeke lâ serîke leke, felekel hamdü ve lekessükr” duâsini, gündüz okuyan o günün, aksam okuyan o gecenin sükrünü ifâ etmis olur.) [Aksam "esbaha" yerine "emsâ" denir.]

(Sabah-aksam on defa, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ-serîkeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli seyin kadîr” okuyan kimse, kötülüklerden korunur.) [Nesâî]

(Bir kimse, sabah-aksam yüz defa “Sübhânallahi ve bihamdihi” derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) [Deylemî]
Devamını Oku

32 Farz

57 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Altisi imanin sartidir.

1. Allahin varligina birligine inanmak
2. Meleklere inanmak
3. Kitaplarina inanmak
4. Peygamberlerine inanmak
5. Öldükten Sonra dirilecegimize inanmak
6. Hayir ve serri Allahü Tealanin yarattigina inanmak

Besi islamin sartidir.

1. Namaz kilmak
2. Oruç tutmak
3. Zekat vermek
4. Hacca gitmek
5. Kelime’i sahadeti Yasatmak ( Cihad etmek )

Dördü Abdestin Farzidir.

1. Yüzünü alninin saç bitiminden çene altina kadar yikamak
2. Kollarini dirsekleri ile beraber yikamak
3. Basinin dörtde birini mesh etmek ( Basinin dörtte biri herkesin bir eli kadardir)
4. Ayaklarini (Topuklari ile beraber) Yikamak,

Üçü Guslün Farzidir.

1. Agzini bol su ile yikamak
2. Burnunu bol su ile yikamak.
3. Bütün vücudunu kuru yer kalmadan yikamak

Ikisi Teyemmümün Farzidir.

1. Önce teyemmüme niyet etmek
2. Iki ellerini temiz topraga vurup yüzüne sürmek Iki elini bir daha vurup kollarina sürmek

On ikisi namazin farzlari.
Altisi disindaki sartlaridir.

1. Abdest almak (cünüpse gusül etmek)
2. Bedeni, elbisesi, namaz kilacagi yer temiz olmali
3. Avret yerini örtmek (Kadinlar el ve yüzden baska her tarafini örter)
4. Kibleye karsi dönmek
5. Vaktin girdigini bilmek
6. Hangi namazi kilacagina niyet etmek

Altisi içindeki sartlaridir.

1. Iftitah tekbiri almak ( Allahüekber diyerek namaza baslamak)
2. Ayakta durmak
3. Kur’an okumak
4. Rukü etmek
5. Secde etmek
6. Son rekatta (Ettehiyyatü) yü okuyacak kadar oturmak


MÜSLÜMAN ÇOCUĞUNA DİNİ SUALLER

57 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

1. Müslümanmısın?
Elhamdülillah Müslümanım.
2. Müslümanım demenin manası nedir?
Allah’ı bir bilmek, Kur’an-ı Kerim’i ve Muhammed Aleyhisselam’ı tasdik etmektir.
3. Ne zamandan beri Müslümansın?
Bela” dediğimiz zamandan beri Müslümanım.
4. “Bela” zamanı neye derler?
Misak’a derler. Yani Cenab-ı Hakk ruhlarımızı yarattığı vakit bunlara hitaben:
“Elestü birabbiküm” yani (Ben sizin rabbiniz değil miyim ?) diye sordu.
Onlar da: “Bela” (Evet Rabbimizsin) dediler. O zamandan beri Müslümanım demektir.
5. Rabbin kimdir?
Allah
6. Seni kim yarattı?
Allah
7. Sen kimin kulusun ?
Allah’ın kuluyum.
8. Allah kaçtır diyenlere ne dersin?
Allah birdir derim.
9. Allah’in bir olduğuna delilin nedir?
Sure-i Ihlas’ın ilk ayeti kerimesidir.
10. Bunun manası nedir?
Sen söyleki ey Habibim Allah birdir..
11. Allah’ın varlığına aklı delilin nedir?
Bu alemin varlığı ve alemdeki nizam ve intizamın devamıdır.
12. Allah’ın zati hakkında düşünce caiz midir?
Caiz değildir. Çünkü akıl Allah’ın zatini anlamaktan acizdir. Allah’ın ancak sıfatı hakkında düşünülür.
13. Nereden geldin, nereye gideceksin?
Allah’dan geldim, Allah’a gidecegim
14.Niçin geldin?
Allah’a kulluk için
15. Iman-ı yeis nedir?
Firavun gibi ölürken iman etmektir.
16. Bu iman muteber midir?
Değildir.
17. Tevbei yeis nedir?
Imanı ve ameli olan kimsenin ölürken günahlarından tevbe etmesidir.
18. Bu tevbe muteber midir?
Muteberdir.
19. Dinin hangi dindir?
Islam dinidir.
20. Kitabın hangi kitaptır?
Kur’an’dır.
21. Kıblen neresidir?
Kabe-i Muazzama dır.
22. Kimin zürriyetindensin?
Adem Aleyhisselam’ın zürriyetindenim.
23. Kimin milletindensin?
Ibrahim Aleyhisselam’in milletindenim.
24. Kimin ümmetindensin?
Muhammed Aleyhisselamın.
25. Peygamberimiz nerede doğdu ve şimdi nerede bulunuyor?
Mekke’de doğdu. Elli yaşından sonra Medine’ye hicret etti. şimdi Medine’de “Ravza-i Mütaharra”sındadır.
26. Peygamberimizin kaç adı vardır?
Güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazımdır. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.

Devamını Oku

Islâm dîni nedir?

57 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Islâm dîni, Allah’in, son Peygamberi Hz. Muhammed (asm) vasitasiyla bütün insanlara gönderdigi en son ve en mükemmel dindir. Islâm’in gelmesiyle, diger dinlerin hükmü sona ermistir.
Islâm dînini kabul eden kimseye Müslüman denir.
Islâm’in en son ve Allah katinda yegâne mûteber din oldugu, Kur’an-i Kerim’de su sekilde belirtilir:
“Bugün sizin dîninizi sizin için kemâle erdirdim. Sizin üzerinizdeki nîmetimi (lütuflarimi) tamamladim ve size din olarak Islâm’i seçtim (yalniz Islâm’dan razi ve ondan hosnûd oldum)”.(el-Mâide, 3).
“Kim Islâm’dan baska bir din ararsa, ondan [seçtigi dîni] kabûl edilmiyecektir ve o, âhirette hüsrâna [büyük zarara] ugrayanlardan [olacak]tir. “Allah katinda yegâne [hak] din Islâmdir.”
(Âl-i Imrân, 19).
Islâm’in Disindaki Dinlerin Geçerliligi Neden Kalkmistir?
Tarihin çesitli devirlerinde insanlara ayri ayri Peygamberler ve dinler yollayan Allah Teâlâ, son din olarak onlara Islâm’i ve son Peygamber olarak da Hz. Muhammed’i (asm) göndermistir.
Islâm’in gelmesiyle Yahudîlik ve Hiristiyanlik gibi eski dinlerin hükmü sona ermistir. Bu, tipki, yeni bir kanun çikinca, eski kanunun hükmünün yürürlükten kalkmasi gibidir. Allah’in son dîni ve Ilâhî Kanunu Islâm gelince, eski dinlerin ve ilâhî kanunlariin geçerliligi son bulmustur.
Islâm disinda kalan dinlerin yürürlükten kalkmasini gerektiren baslica sebepleri sunlardir:
1 – Her seyden evvel, eski dinler, yalnizca belli bir zamana ve belli bir muhîtin insanlarina hitab ediyorlardi. Islâm ise, topyekûn bütün insanliga seslenmektedir.Dâveti umumî ve mesaji cihansümuldür.
2 – Eski dinler, sadece kendi zamanlarinin insanlarini muhâtab almislardi. O zamanin insanlarinin seciyeleri kaba ve mizaçlari vahsete yakindi. Ilimde, medeniyette, fikir ve anlayista geri idiler. Ulasim ve haberlesme imkânlari, ibtidai bir haldeydi. Her bölgenin kültürü, inanci, örf ve âdetleri farkli farkliydi. Karsilikli fikir ve kültür alisverisi de oldukça zayifti. Bu yüzden, her muhîte ayri ayri Peygamberler gelmesi, baska baska dinler gönderilmesi zarureti vardi. Zaman geçip insanlik ilim, fikir, kültür ve medeniyet yönünden büyük gelismeler kaydedince, eski mahallî dinler artik insanlarin ihtiyaçlarina cevap veremez hale geldiler. Bunun üzerine Cenâb-i Hak da insanlara en son din olan Islâmiyeti gönderdi.
Islâm dîni, 1400 yil evvelki dünyanin insanindan,bugünün ve yarinin modern insanina kadar gelip geçen bütün insanliga hitab edebilme özelliginde olan bir dindir. Bu bakimdan, kiyamete kadar hükmü bâki ve geçerlidir.

Devamını Oku

Said bin Zeyd Radiyallahu Anh

57 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Babası Zeyd bin Amr olup nesebi, Ka’b’da Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nesebi ile birleşmektedir. Künyesi Ebu’l-Aver’dir.

Üsdü’l-Gabe 2/387

Annesi Fatıma binti Ba’ce’dir. Babası Zeyd, putlara tapınmayı anlamsız bularak hanif dine ulaşabilmek için birkaç arkadaşı ile beraber semavi dinleri araştırmış, ancak onlarla gönlü mutmain olmamıştı. Bir papaz ona şirk ve hurafelerden uzak İbrahim (Aleyhisselam)’ın dinini tavsiye etti. Zeyd, bu öğrendiklerini uygular ve Ka’be’ye yönelerek ibadet eder, Mekke’de İbrahim (Aleyhisselam)’ın dini üzere olan tek kimse olduğunu iftiharla söyler ve müşriklerin putlarına kurban kesmelerini ayıplardı.

Buhari 3583

Zeyd, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e risalet görevi verilmeden evvel vefat etmişti. Babasının kendisine telkin ettiği hanif dinin bilinciyle yetişen Said (Radiyallahu Anh) Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaydığı dinin hak olduğunu gördü ve yirmi yaşına ulaşmadan ilk Müslümanlardan olarak tarihe geçti. Kendisi Ömer (Radiyallahu Anh)’ın amcasının oğlu ve kız kardeşi Fatıma’nın da kocasıdır. O ve hanımı, Ömer (Radiyallahu Anh)’den evvel Müslüman olmuştur.

Buhari 3614

Ömer (Radiyallahu Anh)’ın da Müslüman olmasına vesile olmuşlardı. Ömer (Radiyallahu Anh)’da Said’in kız kardeşi Atike ile evliydi.

Üsdü’l-Gabe 2/387

Said ile hanımı, Müslüman olduklarından dolayı işkence görenlerdendir.

Buhari 3614

Aşere-i Mübeşşere’den olan Said bin Zeyd (Radiyallahu Anh) Medine’ye hicret edenlerdendir. Bedir Savaşı esnasında Talha (Radiyallahu Anh) ile Ebu Süfyan komutasındaki ticaret kervanını gözetlemekle görevli olduğu için bu savaşa katılamamış, ancak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından savaşa katılmış gibi ganimetten hisselendirilmiştir.

Tabakat 3/382, 383

Uhud’dan itibaren Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bütün savaşlarına, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra da Yermuk Savaşı’na ve Şam’ın fethine katılmıştır.

Üsdü’l-Gabe 2/388

Osman (Radiyallahu Anh)’ın şehit edilmesiyle başlayan fitne olaylarına şahit olmuş, ümmetin içine sürüklendiği bu fitne belasından ve bazı kendini bilmezlerin ashabın ileri gelenlerine dil uzatmalarından rahatsız olmuş ve ızdırap duymuştur. Birgün Kufe mescidine giden Said (Radiyallahu Anh) orada Muaviye’nin Kufe valisi Mugire bin Şu’be’yi, etrafında bir takım insanlarla otururken gördü. O esnada bir adam birilerini kastederek sövüp saydı. Said (Radiyallahu Anh) Mugire’ye:

−Bu adam kime küfrediyor? diye sordu.

O da:

−Ali bin Ebi Talib’e! cevabını alınca son derece üzgün ve kızgın bir halde:

Devamını Oku

Toplam 52 sayfa, 32. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030313233344050...Son »
Telif Hakları Saklıdır 2010 ©
Developer:| Ak-Tunc |
Sitede yer alan reklam içeriklerinin www.islam-aski.com ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz.
bilgi@islam-aski.com