Peygamber Efendimizin Yaptığı Günlük Dualar

16 saat önce admin tarafından yazılmıştır.

Sabahleyin Uykudan Kalkınca Okunacak Dua:

Okunuşu: “Elhamdulillahillezi ehyana ba’de ma ematena ve ileyhi’n- nüşur.”
Anlamı: “Bizi öldürdükten sonra dirilten (uyuduktan sonra uyandıran) Allah’a hamdolsun. (kıyamette) O’nun huzurunda toplanılacaktır.” (Buhari: 11/96)

Her Sabah Okunacak Dua:

“Allahümme bike asbahna ve bike emseyna ve bike nehya ve bike nemutu ve ileykennuşur.”
Anlamı: “Allahım! Senin yardımınla sabaha girdik, senin yardımınla akşama kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve (kıyamette) varış sanadır.” (Ebu Davud: 5067)

Her Akşam Okunacak Dua:

“Allahumme bike emseyna ve bike esbahna ve bike nahya ve bike nemutu ve ileykel masir.”
Anlamı: “Allahım! Senin yardımınla akşama girdik, senin yardımınla sabaha kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve dönüş yalnız sanadır.” (İbn Mace, Dua: 14)

Şirkten Korunmak İçin (Sabah-Akşam) Okunacak Dua:

“Allahumme inni euzu bike min en uşrike bike şey’en ve ene a’lemu ve estağfiruke lima la a’lemu inneke ente allamulğuyubi.”
Anlamı: “Allahım! Şüphesiz ben bilerek herhangi bir şeyi şirk koşmak (eş ve ortak tanımak) tan sana sığınırım.Bilmeyerek işlemiş olduğum(şirk ve hatalarım) ın senden bağışlanmasını dilerim. Şüphesiz ki bütün gaybları (gizli şeyleri) ancak sen bilirsin.” (et-terğıb ve et-terhib: 1/76)

Yemekten Sonra Okunacak Dua:

“Elhamdulillahillezi et’amena ve segana ve cealena müslimin.”
Anlamı: “Bizi nimetleriyle yediren ve içiren ve bizi İslam üzere bulunduran Allah’a hamd olsun.” (Ebu Davud, At’ime:15)
Devamını Oku

HZ. ABDULLAH İBNİ ZEYD (r.anh)

8 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Abdullah İbni Zeyd radıyallahu anh “Sâhibü’l-Ezân” lakabıyla tanınan bir sahâbi… İslam’ın şiârı, en büyük alâmeti olan “Ezân-ı Muhammedî”nin okunuşunu rüyasında öğrenen bir yigit… Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden ezan ile ilgili hadis-i şerifi rivayet etmekle meşhur olmuş bir iman eri…

O, Medine’li olup Hazrec kabilesine mensuptur. Akabe’de Rasûlullah (s.a.)’e biat ederek islâm’la şereflenen Medine’li ilk müslümanlardandır. Babası Zeyd İbni Sa’lebe’dir.

İki Cihan Güneşi efendimiz Medine-i Münevvere’ye teşrif edince, Ensar ile muhaciri birbiriyle kardeş ilân etti. Sonra ashabıyla birlikte islâm’ın ilk müessesesi olan mescidi inşa etti. Hicretin birinci yılında “Mescid-i Nebevî” tamamlandıktan sonra müslümanların ibadete nasıl çağrılacaği konusu gündeme geldi. Namaz vakitleri nasıl duyurulacaktı? Devamını Oku

İslam’da Mükellefiyet

14 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Mükellefiyet, islam dinine girmiş olanların (yani müslümanların) yapması gereken sorumlulukları demektir. Mükellef ise, sorumlu olan (müslüman kişilere) denmektir. Mükellef (yani sorumlu olan kişi), sorumluluklarını bilmesi gerekir. Sorumluluğunu bilmeyen bir kimse hem halk tarafından hemde HAK tarafından hoş karşılanmaz, hatta kınanır.

İslam dininde, sorumluluklar derece derecedir. Bu dereceler arasındaki mesafe, birbirinden ayrı ve farkı açık olan büyük alan ve mesafeler gibidir. Yazımızı okudukça anlıyacağınızı umuyoruz.

Mükelleflerin yapması gereken sorumluluklar fıkıhta, Farz, Vacip, Sünnet, Müstehap, Mübah, Mekruh, Haram, Müfsid terimleriyle bilinmektedir. Her müslümanın Farz nedir, vacip nedir, sünnet nedir vs. bunları bilmesi gerekir. Bunları bilmek demek, sorumluluklarını bilmek demektir.

Bir müslüman, Allah’ın bir ve tek olduğuna iman ettikten sonra, islamiyeti kabul etmiş ve bu dine girmiş olur. Müslüman, islam dinine girmekle bazı sorumluluklarıda beraberinde getirir. Bu sorumlulukları yukarıda saydık. Hepsine birden fıkıhta Efâl-i Mükellefîn denmektedir.

Efâl-i Mükellefîn hakkında detaylı bilgileri edinerek dinimizi öğrenmeli, hatalı ve yanlış yaptığımız şeylerin farkına vararak kendimizi düzeltmeli, işin hikmetini, sorumluluğun ciddiyetini bilerek, anlayarak, öğrenerek yaşamalıyız ki kulluğumuzu olgunlaştıralım. Kulların birbirinden üstünlüğü olgunluk makamıdır. Kim kulluk bakımından olgunluk derecesini yükseltmek için, Allah rızasına ulaşmak ve ona yakınlaşmak için çabalarsa muhakkak onun yaptığı bu ameller boşa gitmeyecektir. Çünkü Allah için yapılan hiçbir amel boşa gitmez..

İslam’da Şeriat

14 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Şeriat, Allah’ın kanunlarına denen fıkıh terimidir. Doğru yol, hak din yolu, nur, aydınlık ve ışıktır. Peygamber efendimiz (Sav) ‘in Allah-u Tealadan aldığı emir ve yasakları insanlara gösterdiği yoldur. Bu yoldan başka bir yola giren kimseler apaçık bir sapıklığa doğru, helake doğru sürüklenmektedir.

Müslümanım diyen, Şeriat’ı kabul etmiş demektir. “Ben şeriatçı değilim” demek çok tehlikelidir, direkt dinden çıkarır. Bunun anlamı “Ben Allah’ın kanunlarına uyanlardan değilim” demektir. Allah’ın kanunlarına uymayanlar ise, çok pişman olacakları bir yola sürüklenirler. Bilmeden yapan kimseler ise, kelime-i şahadet getirerek imanını tazelemeli, tövbe ve istiğfar etmeli, ayrıca birdaha böyle yapmamak için samimiyetle Allah’a bağlanmalıdır.

İnsanların çoğu, cahilliklerinden dolayı ŞERİAT’ın ne olduğunu bilmeden ileri geri konuşanlar büyük bir hata yapmaktadır. ŞERİAT’ın ne olduğunu öğrenmek, bilmek ve bilmeyenlere de öğretmek anlatmak gerekir. Kesin olarak inanılması gereken şeyleri bilmeden anlamadan kötülemek, o kişiyi kötü yola sokar ve pişman olacağı şeyler yaptırır. Bilmeden boşu boşuna amelleri yok olur.

Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab’ı (Kur’an’ı) gönderdik. Artık aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şerîat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şerîatlerde) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir. (Mâide suresi, 48. ayet) Devamını Oku

İslam’ın Anahtarları

14 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

Bildiğiniz gibi anahtarlar, kapalı olan bir yeri açmak için kullanılır. İslam anahtarları dememizdeki gaye mecaz anlam kullanarak olayı daha iyi analamak ve anlatmak içindir.

İslam Sarayımızın kapısında KÜFÜR KİLİDİ vardır. Sarayın dışındakiler hüsranda, içindekiler huzurdadır. Eğer bu saraya girmek istiyorsak, kapısındaki kilidi kırmak zorundayız.

İşte! En Önemli Anahtarımız

Kelime-i Şahadet. Kilidi kırıp huzura kavuşmak için imanımızın beyanıdır. Allah‘tan başka ilah olmadığına şahitliğimizdir. Hz. Muhmmed Sallallahu aleyhi vesellem efendimizin, Allah‘ın kulu ve elçisi olduğuna şahitlik oluşumuzdur. İyiliklere yönelten, kötülükleri mahfeden islam anahtarıdır. İşte o anahtar şahadet sözlerimizdir.

(Kelime-i şahadet hakkında bilgi alamak için tıklayın)
(İslam sarayı hakkında bilgi alamak için tıklayın)

Biz inandık, iman ettik. Şahitlik yaptık. Yaratılış gayemizi anladık. Nereden gelip nereye gideceğimizi anladık. İslam bize herşeyi öğretti ve öğretiyor. Haberleri yalancılardan değil Allah ve Rasulünden öğrenmeye gayret ediyoruz ve edeceğiz. Yalancılık hem dünyada hem ahirette bize hiçbir fayda vermez. Aksine zarar verir. İbretliklerle tecrübe edilmiştir, sabittir. Her amelin karşılığı muhakkak vardır. Allah için yapılan zerre kadar iyilik bile, karşımıza o derece büyük çıkacak ki biz bile şaşıracağız. Ancak niyetleri doğru tutmak gerekir. Niyetler Allah rızası için değilse, o kimse korksun.

Kötülükleri yoketmek

Bildiğiniz gibi birçok şeyin muhakkak zıddı vardır. Kötülüklerin zıddı da iyiliklerdir. Kötülükleri yok edip iyiliklere yönelmek gaye edildiğinde, dosdoğru yola girmiş oluruz. İşte bu iyilikler İslam’ın emrettiği iyiliklerdir. Size, bize ve bütün insanlara göre iyilikler değişik değişik olabilir. Ancak ölçümüz Kur’an ve sünnet olmalıdır.

Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır. (Hûd, 114)

….Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever. (Maide, 13)

Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezâlandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar. (En’âm, 160)

…Çünkü Allah, iyilik yapanların mükâfatını zâyî etmez. (Tevbe, 120)

İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar. (Mu’minûn, 61)

İyilik Edenlerin Mükâfâtı ??

Onlar için Rableri yanında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik edenlerin mükâfatıdır. (Zümer, 34)

Bu ayet sanki herşeyi açıklıyor. Rableri yanında diledikleri herşey vardır….

Sonuç olarak, İslam’ın anahtarları iyiliklerdir..

İslam’ın Kilitleri

14 gün önce admin tarafından yazılmıştır.

İslam, huzur, barış, mutluluk ve rahatlık dinidir. En kolay dindir. Bu dini yaşamak insana hem maddi hemde manevi bir haz ve lezzet verir. Ancak kalbi hasta olanlara ağır gelir. Kalp, yürek dediğimiz et parçasındaki manevi bir güçtür. Akıl, yönetim, denge, ilham, vesvese gibi şeyler kalpte toplanır. Eğer kalbimizi Allah’ın istediği gibi eğitirsek dinimizi rahatlıkla yaşayabiliriz. İmanımızı kuvvetlendirdiğimiz zaman ne kadar çok bize engel olmak isteyen kişiler olsada biz davamızdan vazgeçmediğimiz müddetçe şeytan bile bize zarar veremez.

İslam’ın huzur ve mutluluğu, niçin yaratıldığını bilme duygusu, yalan ve düzen bozma gibi şeylerin yasaklanması elbetteki hepimizin faydası için emredilmiş ve tavsiye edilmiştir. Ancak bilelimki KİLİTLEMEMİZ GEREKEN ŞEYLER VAR !

NELERİ KİLİTLEYECEĞİZ ?

Kötü ve çirkin olan, Allah’ın ve Rasulünün beğenmediği, yasakladığı şeyleri yapmamak, elbette bizim için en önemli vazifelerdendir. Bu çirkin ve beğenilmeyen şeylerden kaçınmak TAKVA dediğimiz bir dini terimle bağlantılıdır. Kim kötülüklerden sakınırda Allah için iyilik işlemekte birbiriyle yarışırsa, o kimselere müjdeler olsun.
Kilitlememiz gereken şeyler bütün kötü, çirkin, ahlaksız, hoş karşılanmayan, beğenilmeyen şeyleri terketmek olduğunu bilelim. Haramlar azdır. Mübahlar ve helaller çoktur. Mübahlar (izin verilenler), Helaller (Temiz olanlar ve yapılması daha hoş olanlar) hem Allah’ın sevgisine hemde Rasulünün sevgisine sebep olur. Neden Allah’ı sevindirmek yerine haramlara yönelelim ki ? Bu yüzden kötülükleri kilitleyeceğiz (terk edeceğiz)…

ZORLANIYORUM..

Eğer kötülükleri kilitlemekte zorluk çekiyorsanız nasihat dinleyin, Ölümü düşünün, Allah’ı hatırlayın. Yine de olmuyorsa Namazda huşuyu (samimiyeti) sağlayın. Dinde gevşeklik ya sabit bırakır ya da geri gitmemize neden olur. Ancak samimiyet ise bizi daima ileri götürür. Bizi ileri götüren şeylerle uğraşmazsak zarar ederiz, zorlanırız.
Bu zorluklardan kurtulmak için DİNDE GEVŞEK OLMAMAK gerekir.

KİLİTLER GEVŞEK İSE..

Kilitlediğimiz bazı kötülüklerin gevşek olması tehlikedir. Eğerki terkedilen kötülükler ile karşı karşıya kalınırsa bir nevi nefisle cihat yapılmış olur. Amaç kötülüğü yenmek ve iyiliklere yönelmektir. Kilitlerin gevşek olması demek, halen kötülüklerle bir bağlantının olması demektir. Bu bağlantı tamamen koparılmadığı müddetçe kâmil (olgun) bir imanı elde edemeyiz. Olgun imana kavuşanlar artık kolaylıkla kötülüklerle baş edebilirler.

EN BÜYÜK KİLİT

En büyük kilit, küfre karşı olmalıdır. Küfür, dinden çıkaran ve inkarcıların tarzıdır. Bir mü’mine inkarcılık ve küfür hiçbir şekilde yakışmaz. Bu yüzden dinden çıkarır. Neden mi? Çünkü Allah’ın emir buyurduklarına karşı çıkmak isyan, yapmamak itaatsızlık, dikkate almamak ise önemsememesinden kaynaklanır.

Kötülüğe giden kapılara kilit vurmalı, iyiliklere doğru yol almalıyız. Eğer hedefimiz dosdoğru yol ve amacımız Allah rızası ise, müjdeler olsun…

Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345
Telif Hakları Saklıdır 2010 ©
Developer:| Ak-Tunc |
Sitede yer alan reklam içeriklerinin www.islam-aski.com ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz.
bilgi@islam-aski.com